Eğer bir gün seni de haksız olduğun halde, birisi gece
yarısı uykundan uyandırıp iyi hissetmeni sağlasaydı, bu satırların sonunu
nereye bağlayacağımı iyi bilirdin… Belki de biliyorsundur ne kadar huzur verici
ve şirin bir davranış olduğunu. Gece yanına usulca sokulmaya çalışan samimi bir
insan asla kötü olamaz. Hatta fazlaca iyidir bence diğerlerinden. Ve sevilmeyi
herkesten çok daha fazla hak eder…
Alacak verecek davası hiç bitmeyen yozlaşmış tüm ilişkilerin
arasında, haklı haksız ayrımını umursamadan biri sana almadan vermeyi
beceriyorsa aç tüm kollarını ardına kadar. İçindeki iyilikten beslen
beslenebildiğin kadar. Çünkü biliyor musun ondan/ anlardan çok az var etrafta.
Hatta bana kalırsa bir bencillik edip onu kendine sakla. Mümkün olduğunca
kimselere verme, hep senin olsun bu mümkün bir durumsa…
Çünkü ben bu satırlarda ki tavsiyelerin hiçbirini yapamıyorum.
O bana küçükken güzel oldukları için avucumda saklayıp eve götürmeye çalıştığım
kelebekleri hatırlatıyor. Ellerimde kalan, kanatlarından akmış bütün renklerle bana
ait olmadığını gösteren birçok hatıra… Severken öldürmekten öyle korkuyorum ki ben…
Yine de içimden geçirmeden yapamıyorum…
Ah keşke o hep benim olsa…
Amak-ı Hayal
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.
YanıtlaSilBu yorum yazar tarafından silindi.
Sil