affetmek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
affetmek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20.03.2015

SEVGİNİN YALIN HALİ

Sene bilmem kaç... Annem babamı çok seviyor. İçi titriyor gülüşüne, her bir nefesine. Uzun uzun bakıyor gözlerinin içine. Annemin gözlerinden babam görünüyor. Sözcüklerinden hep babam okunuyor. Kimse bilmiyor ama ben biliyorum annem babamı çok seviyor. Babam çok çalışıyor. Ne akşamı akşam ne de sabahı sabah... Çocukluğundan beri gelen bir kavgadır ekmek davası. Boyacı sandığından, marangoz çıraklığına varan hayatının tek ezberidir kazanmak. Kazanmak benim babamın en iyi bildiği iştir.

Ama sevmek... Sevmek körpecik bir duygu. hiç beslenememiş, görmemiş geçirmemiş. Sene bilmem kaç... Babam öyle alışmış ki sıfırdan inşa etmeye hayatını. Kolay olmamış da üstelik. Hayatın hep yokuşu, kışın soğuğu, yazın sıcağı düşmüş payına. Nasıl sevilir öğrenmeye fırsatı olmamış. Bunalmış... Ellerinde şahit olduğum sert nasırlar ve keskin bir vernik kokusu hatırlarım. Annem sadece anne babam sadece baba olmaya adamış kendini. Sevmenin tamda manasına varamamışken canı sıkkın bir gününe rast gelmiş annem babamın. Babam annemin yüreğine hoyratça dalmış. Hiçbir sevgi dolu birikim sağ çıkmamış kalbinden. Sözün sivrisi bileğin kuvvetinden daha keskin derler. Annemin içinde kocaman bir deniz. Babam oksijeni tükenmiş bir balık...

Sene bilmem kaç... Babam çaresiz, gece gece rengi zifiriye yüz tutmuş sokaklarda hızlı hızlı yürürken bulur kendini. Saatler sürer eve gelmesi. Evde rengi bozuk televizyon ve ince ince bir türk musikisi... Dalmamak ne mümkün alıp alıp götürür bizi başka hüzünlere. Kapı çalar. Elinde bir simitçi tablası ve üstünde hiç görmediğim kadar çok simit. İkimizde şaşkın. Babam özünü ve sözünü yine ekmekle anlatmıştı. Yine anladığı dilden konuşmuştu annemle. Babam anlamazdı çiçeklerin dilinden. Aklına başka bir şeyde gelmezdi işte. Ben sevinçten göklerde, annemin yüzünde hafif bir mutlu ifade.

Sonrasında bir çinko kazana istif oldu o simitler. Günlerce yendi. Kurudu, yine yendi. Bayatladı, yine yendi... Bitene kadar bıkmadan usanmadan yendi o simitler. Zevkle, hevesle, o susam kokusu içe çekile çekile...Samimiyetin en güzelini özrün en safını babamdan öğrendim ben. Kabul edişin en kıymetlisini en asaletlisini ise annemden...

Şimdi ne oldu? Nasıllar? Diye ola da sorma.. Ahh! "Eski sevgiler"de deme! Geçirme içinden, içlenme hiç...Herkesin saflığı kendi sevgisinde başka zuhur eder. Her sevgi başka dilde açar başkasının dalında. Kimisi hatıralarda kalır kimisi yaşadıkça yıllanır yıllandıkça tatlanır.

Ve arkadan gelen ince bir müzik bütün cümleleri tamamlarcasına anlatır... Aşk benim neyime

~Sözde Yazar~

13.12.2011

Sıkma Canını Ben Seni Çoktan Affettim

Sıkma canını ben seni çoktan affettim...

Bende hep iyi kal, güzel kal diye; aldatışlarını, yalanlarını, masumiyete dayatılmış o acı veren her halini affettim. Geriye baktığımda, güzelleri seçicem senin adına, söz veriyorum... Şayet böyle yapmazsam senden sonraki hiç kimseye güvenemicem, belki şüpheyle ilerleyecek yarınlar biliyorum. Dönüp adını anmaya kalktığımda lanet edicem varlığına, haklıyım ya, bedduada edicem muhakkak! Kızıcam kendime uzun uzun. Hataydı diyeceğim. Hataydın sen demek kalbimi kıracak. Yanlışları sevmiş olmak güzel hatıralarımızı anlamsızlaştıracak...

Sen bu içsel hesaplaşmanın uzağında olacaksın ama benim canım daha dün berabermişizcesine acıyacak...

Affettim seni...

Öyle zorlandım ki anlatamam. Ruhumdaki isyanları bastırmam çok zaman aldı. Kal diyecek kadar 'ar' bırakmadın ya bana... Git! Derken nötrleşti duygular. Uzun acıların, çaresizliklerin ardından hissizlik kapladı. Geçmiş ve gelecek bütün senli acıların biletini çoktan ödemişim ben... Hem çok canım yandı hemde hiç acı hissetmediğim tuhaf bir hal bıraktın bende. Öyle tarifsiz, öyle çelişkiliyim ki... Kızdığım tüm zamanları bastırdım içimde. Duygusuzlaştığımda da sensiz hayaller inşa etmeye çalıştım. Dönüp bakıyorum senli zamanlara da, ben aslında çok şey aştım...
-Senin için herşey yaparım demiştin!
-Yokluğunda bende seninle birlikte yok olurum demiştim...

Boyumuzdan büyük cümlelerin içinde yok olup gittik. Tutsaydık bir ucundan, serseydik hayatımızı çarşaf gibi boylu boyunca: Senden yana kırk delik benden yana kırk yama... Hep verip hiç alamamanın fedakarlık boyutunda ne eksilirdik ne de çoğalırdık...

Öyle işte...

Affettim seni...

Tüm cümleleri hafızamdan silip, tüm duyguları etmek istediğim beddualara kalkan edip, affettim seni... Dilerim affedilmşliğin ağırlığını hep içinde taşır, başka hiçbir iyi yürekli insanı hatalarınla zayi etmezsin...

Yaşamımın içinde koca bir sırdır seni tanımak...
Yazan: Amak-ı Hayal (Hayal Derinliği)